guatr
Büyüt
Guatr hastası bir kadın. 

Guatr nedir?

Boğazda, gırtlağın önünde bulunan tiroit bezinin basitçe şişmesinden İleri gelen ve hekimlikte aşağı yukarı ancak 130 yıldan beri bilinmekte olan bir 'hastalıktır. Bu hastalık en çok Alpler, H i mal ayalar, Pireneler, Karpatlar ve Birleşik Amerika'da, Göller Bölgesi'nde çok görülür. Yurdumuzda da Isparta, Kütahya. Bolu illerinde rastlanmaktadır. Hastalık önceleri mikroplu, bulaşıcı sanılıyordu. Sonraları yapılan incelemeler, Guatrın iyot yokluğu sebebiyle ortaya çıktığını göstermiştir.

Guatr çok büyüdüğü takdirde nefes borusunu iter ve böylece gırtlak yakınında bulunan sinirlerde felçler yaratabilir. Tedavi sırasında hastaya gereken iyot verilir. Guatrın iyice geçmesi için iyot tedavisine bir yıl kadar devam etmelidir. Hastalığın İlerlediği durumlarda ameliyat gerekebilir. Korunmada tek yol, iyotsuz bölgelerde yaşayanlara iyot vermeden ibarettir. Genel olarak tiroit bezinin her türlü büyümesine guatr denilmesi adet olmuşsa da, gerçekte guatr denince tiroit bezinin iltihabi olmayan, normal fonksiyonlu (normal miktarda hormon salgılaması) ve habis olmayan büyümeleri kastedilmektedir.

Yani; tiroit bezinin aşırı hormon salgılaması, tiroit kanserleri ve tiroit iltihapları bu tarifin dışında kalmıştır. Bu tarif, yurdumuzda basit guatr olarak da ifade edilmektedir. Fakat bu basit kelimesi, birçok hekimde ve hastalarda, hastalığın önemi konusunda, yanlış bir intiba uyandırarak hastalığın küçümsenmesine ve tedavisinde ihmallere ve gecikmelere yol açmaktadır. Böylece ilaç tedavisiyle iyileşmesi mümkün olan bir guatr, giderek büyümekte, cerrahi tedaviyi gerektiren bir hal almakta, bazı tiroit yumruları kanserleşmekte veya zehirli guatr(hipertiroidi) haline dönüşmektedir.

guatr

Guatr, bir bölge halkında yaygın olarak bulunursa, endemik guatrdan; şayet tek tük vakalar halinde olursa sporadik guatrdan bahsedilir. Tiroit bezi hastalıkları yurdumuzda sıktır.Genel nüfusun % 7’si oranında endemik guatr söz konusudur.Memleketimizde en çok Kastamonu çevresinde görülür. Guatr sebepleri: Tiroit bezinde, tiroit hormonunun yapımı, çeşitli sebeplere bağlı olarak azalırsa beyinde yer alan hipofiz bezinin tiroidi uyarıcı hormonunun salgılanması giderek artar ve bu hormon tiroit bezini büyüterek, neticede guatr meydana gelmiş olur. Guatrın meydana gelmesinde en mühim husus, iyot yetersizliğidir.

Fakat bundan başka diğer bir takım sebepler de rol oynamaktadır.Çünkü, guatr bölgelerinde, koruyucu olarak iyot verilmişse de, guatr tamamen önlenememiştir. Guatr teşekkülüne yol açan maddelere guatrojen maddeler denilmektedir. Kara lahana, turp, şalgam, soya fasulyesi, karnabahar, havuç, soğan, sarmısak gibi sebzeler, tiyourasil, sülfonamid, PAS gibi ilaçlar, aşırı kalsiyum ve flor, vitamin a yetersizliği, gebelik, lohusalık dönemleri, ruhi sıkıntı ve gerginlikler ve tiroit bezinde doğuştan mevcut olan enzim noksanlıkları, guatr sebepleri arasında sayılabilir. Yurdumuzda 4 milyon civarında bulunan endemik guatr vakalarının % 90 kadarını kadınlar teşkil etmektedir.

Endemik guatrın şu tehlikeleri olabilir: Giderek büyüyerek nefes borusuna komşu damar ve sinirler üzerine baskı yapabilirler. Kanserleşme ihtimalleri vardır.İltihaplanabilirler. Tiroit bezi içinde kanama yapabilirler. Zehirli guatr (hipertiroidizm) haline dönüşebilirler veya tiroit hormonu yetersizliği de söz konusu olabilir. Endemik guatr iki şekilde görülür; diffüz (yaygın) guatr ve nodüler(yumrulu) guatr. Bunlar tek veya çift taraflı, damarlı veya damarsız, sert veya yumuşak , hareketli veya sabit, ağrılı veya ağrısız olabilir. Diffüz guatrda, tiroit bezi oldukça muntazam, elastiki ve düz bir halde hissedilmektedir.

Nodüler guatr oldukça mühimdir.Çünkü bunların kanser olma ihtimalleri, zehirli guatr haline dönüşme gibi tehlikeleri, diffüz guatrdan çok daha fazladır.Nodüler guatr da ya tek bir nodül (yumru) veya çok sayıda nodül sözkonusudur. Endemik guatrlı hastaların çoğu belirti vermez.İlk belirtiler boynun genişlemesi veya boyunda bir kitlenin hissedilmesi ile olur. Bu kitle yutkunmakla hareketlidir. bazen baskı belirtileri olarak nefes almada zorluk, yutma güçlüğü, ses kısıklığı bulunabilir.

Guatrın varlığı görerek, elleyerek belirlendikten sonra gerekli radyolojik ve kan tetkikleri yol gösterici olabilir. Bir de dalan guatr (halk arasında iç guatr da denilmektedir) vardır ki bunda, tiroit bezi normal yerinden daha aşağı seviyelere inerek, sternumun (iman tahtası) arkasında bulunur. Bu guatr genişleyerek, nefes borusu üzerine baskı yapar ve böylece belirli pozisyonlarda bu baskı artarak nefes darlığına, boyunda ve yüzde bulunan toplar damarlarda genişlemelere yol açar.

Guatr neden olur?

Tiroid bezi, boynun ön – alt tarafında yer alan, kelebek biçiminde, küçük bir salgı bezidir. Metabolizmayı ve büyümeyi kontrol eden hormonları üretir. Tiroid hormonları vücudun pek çok organını ve neredeyse her hücrenin işleyişini etkiler. Vücudun enerjiyi kullanması, vücut ısısı ve ayrıca sindirim sistemi, kalp, beyin ve kasların düzgün biçimde çalışması bu hormonlardan etkilenir. Guatr hastalığı ise tiroid bezinin, normal dışı büyümesidir.

Tiroid bezi büyüdüğünde hormon üretimi seviyesi aynı kalabilir ya da azalma, çoğalma gibi değişimler olabilir. Bu durumun solunum güçlüğü, uyku bozukluğu, kilo alma ya da kilo kaybı, çarpıntı ve öksürük gibi fizyolojik pek çok belirtisi görülür. Basit, kalıtsal ya da diğer nedenlere bağlı olmak üzere üç türde guatr vardır ve farklı türlerine göre guatr hastalığının nedenleri de değişebilir.

Guatr belirtileri

Tiroid bezi çok fazla büyürse, boyunda meydana gelen şişlik bariz biçimde guatra işaret eder. Ancak bazı durumlarda guatr belirtileri sadece baş ağrısı ya da nedensiz kaşıntı olabilir. Hatta bazı guatra hastalarında hiç bir belirti görülmemektedir. Yine de en sık görülen guatr belirtisi tiroid bezinin şişmesidir. Bezin büyümesi nedeniyle, boyun bölgesinde aniden meydana gelen şişlik ya da şişlikler oluşabilir.

Bu şişlikler cilt yüzeyinde belirgindir ve tıraş olurken, makyaj yaparken fark edebilirsiniz. Şişliğin boyutları, küçük bir şişlikten, boynun alt bölgesinin tamamen şişmesine kadar değişebilmektedir. Nadir durumlarda, aşırı şişen tiroid bezi soluk borusuna baskı yaparak nefes alıp vermeyi güçleştirebilir. Aynı baskı sonucu öksürük, hırıltılı nefes alıp verme ve yutkunma güçlüğü meydana gelebilir.

Ancak bu aşırı durumlar öncesinde, şişliği fark ederek bir uzmana gitme ihtiyacı duyarsınız ve doktorunuz tiroid bezinin bu tehlikeli durumlara yol açmaması için gereken müdahaleyi yapacaktır. Yine guatr nedeniyle aşırı şişen tiroid bezi boyun bölgesinde bulunan damarlara baskı yapabilir ve kan akışını azaltabilir. Bu durumda oksijen azlığından dolayı baş dönmesi yaşayabilirsiniz.

Tedavi

1. Diffüz guatr

Hastaya ağız yoluyla belirli dozlarda tiroid hormonu verilerek, tiroit bezinin büyümesine sebep olan durumu gidermek amaçlanır. Tedavi süresi alınan cevaba göre değişmekte olup, bazen hayat boyu sürmektedir.

İlaç tedavisine cevap vermeyen, etraf doku ve organlar üzerine baskı yapan veya büyük hacimlere varan diffüz guatr vakalarında ameliyat gereklidir.

2. Nodüler guatr

Hem tehlike potansiyellerinin yüksek oluşu ve hem de ilaç tedavisine pek iyi cevap vermediklerinden bunların tedavisi, esas itibariyle cerrahidir.

Bu gayeyle memleketimizde, iyotlu tuz kullanılmaktadır. Günde 3 gram iyotlu tuz, vücut için gerekli iyodu sağlamaktadır. İyotlu tuz kullanımında en mühim nokta, bu tuzun guatr olanlara verilmemesidir. Çünkü iyotlu tuz, meydana gelmiş olan guatrı tedavi etmez. Ancak henüz guatrı olmayan genç nesillerde guatrın meydana gelmesini önlemede yardımcı olur. Hele, 40 yaşın üzerinde olan ve nodüler guatrı bulunanlara verilirse zehirli guatr' a yol açabilir.

Sözlükte "guatr" ne demek?

1. Boyundaki kalkanbezinin çalışmasındaki bozuklukla beliren sayrılık, guşa, cedre.

Guatr kelimesinin ingilizcesi

n. goiter, goitre [Brit.], struma
Köken: Fransızca